“ASIL YATIRIMI KABİN MEMURLARINA YAPMALIYIZ…”

MUSA ALİOĞLU SİVİL HAVACILIĞIN GELECEĞİNİ YORUMLADI

“ASIL YATIRIMI KABİN MEMURLARINA YAPMALIYIZ…”

*Türkiye Özel Sektör Havacılık İşletmeleri Derneği(TÖSHİD) Genel Sekreteri, Saga Havayolları Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği(TURSAB) Disiplin Kurulu üyesi

*Eski bir gazeteci, aktif gazeteciliğe veda etmesine rağmen halen Dünya Gazetesi ve Karadeniz Gazetesi’nde yazılar yazmakta

*Özel havayollarının üvey evlat muamelesi görmesinden şikâyetçi

*Kabin memurlarının yolcuların ağlama duvarı olduğunu düşünüyor

*Üzerinde ineklerin otladığı, işletmesi çürümeye yüz tut tutmuş meydanların kapatılmasını umut ediyor

TÖSHİD’in çalışmalarına genel olarak değinir misiniz?

Türkiye’de özel sektörün mazisi çok eski değildir. Ancak bu gün TÖSHİD olarak 19’u havayolu olmak kaydıyla toplam 29 şirketi bünyemizde bulunduruyoruz. Dernek olarak üyelerimizin tüm haklarını her mecrada savunmakla yükümlüyüz. Ulaştırma Bakanlığı ve SHGM’ne bağlı dernek olduğumuzdan kendileriyle doğrudan muhatabız. Bize yanlış gelen kurallara gereken itirazlarımızı yaparız. Son 2 senedir SHGM ile bazı görüş ayrılıklarımız olmuştur. Elbetteki biz uçuş emniyetinin tam olarak uygulanmasından yanayız.Türkiye sınırları içerisinde meydana gelen ilk özel sektör uçağının kazası, Isparta kırımı, bizim için çok acı bir durumdur… Biz burada yas tutarken aynı zamanda nerede hata yapıldığını bulmaya çalışıyoruz.

Kazanın ardından özel havayolu şirketleri sorgulanmaya başlandı. Uçuş emniyet kuralları ve uçakların teknik bakımı hususunda. Bu konuda bilinen yanlışları düzeltir misiniz?

Özel havayollarının hiçbirinin THY’den farkı yoktur! THY için geçerli olan tüm havacılık kuralları bizim için de geçerlidir. Uçak uçaktır; eski uçak yoktur, bakımsız uçak vardır… Bizim uçaklarımızın bakımları THY Teknik tarafından yapılmaktadır. THY’den hizmet alamadığımız durumlarda Lufthansa, KLM gibi diğer büyük şirketler bakım hizmetini vermektedirler. Yaşanan bazı krizler sektörü baltalamakta. Türk bayrağı taşıyan 260 adet uçağımız var. (Bu rakama THY uçakları dâhildir.) Dünya üzerindeki uçuş pastasından gereken payı alamadığımız açıktır. Dış piyasa ile rekabet için devletin bazı kaynaklar yaratması gerekiyor. Uçuş güvenliğini göz ardı etmeksizin bazı kolaylıklar yapılmasını TÖSHİD olarak bekliyoruz.

Türkiye’de atıl durumdaki havalimanlarının hizmete açılması sektöre hareketlilik getirse de alt yapısı tamamlanmamış meydanlara uçmakta tereddüt edilmemesi uçuş güvenliği açısından tehlike arz etmiyor mu?

Geçmiş hükümetler döneminde: “Her ile bir havalimanı!” kampanyası başlatılmıştı. Biz Ulaştırma Bakanımızın pragmatik ve gerçekçi yaklaşımına güveniyoruz. Her ile açılan meydan zaman ve para kaybıdır… Her ile her zaman yolcu bulamazsınız. Ancak mantık çerçevesinde yaklaşılarak doğru kararlar verilir. Örneğin Trabzon’da havalimanı varken Rize’ye meydan açmak ülkenin parasını boşa atmak olur… Biz henüz o kadar gelişmiş bir ülke değiliz!

Yeni meydanların hizmete açılması yerine sektöre ne tür bir hizmet yapılmasını desteklersiniz?

Trabzon’daki havalimanı terminali büyütülsün. Pisti uzatılsın, apronu genişletilsin, körük projelendirilsin. Şu anda Türkiye’de kullanılan yeterli sayıda havalimanı vardır. Atıl durumda, üzerinde ineklerin otladığı, işletmesi çürümeye yüz tutmuş meydanlar kapatılmalıdır… Kapatmadığınız sürece siz o şehrin insanına umut vaat etmiş olursunuz! 150–200 Kişilik uçakları teknik olarak doğu illerine tahsis edemeyiz. O meydanlara ancak küçük uçaklarla uçulabilir. Yatırım halen işlemekte olan havalimanlarına yapılmalıdır…

Türkiye’de son yıllarda ortaya çıkan pilot açığını kapatmak ve havayolları arasında pilot transferini önlemek maksadıyla Ulaştırma Bakanlığı’nın öncülüğünde bir komisyon kuruldu. TÖSHİD bu komisyonda görev alarak çözüm arayışlarına destek vermekte. Gerçekten Türkiye birkaç sene içerisinde uçaklarında uçuracak pilot bulamayacak duruma geldi mi?

Türkiye’de kokpit personelinin kaynağı TSK idi. Son yıllarda sektörün büyümesiyle doğru orantılı olarak açılan özel uçuş okulları, Sivil Havacılık Yüksekokulu ve THY’nin kurduğu uçuş akademisiyle alternatif kaynaklar yaratıldı. Buna rağmen bugün Türkiye’de ciddi bir pilot sıkıntısı vardır. Hâlihazırda filolarımızda görev yapan 400 kadar yabancı uyruklu pilot bulunuyor. Gönlümüz arzu eder ki, uçaklarımızda Türk pilotları uçsun. Ancak filolar genişlerken yetişen pilot sayısı yeterli değil. Bizler uçaklarımızı uçurmak zorundayız. Ancak şirketler büyürken oluşacak eleman açığını hesaba katmalı. Örneğin THY çok hızlı büyüyor. Kendi akademisinde yeterli sayıda pilot yetiştirmezse ihtiyacını özel havayollarındaki pilotları transfer ederek giderecektir. Hızlı büyürken yeterli elemanı yetiştirmeme sonucunda birkaç sene içerisinde sektörde daha büyük sıkıntı yaşanacaktır.

Sıkıntıyı önlemek hususunda alınacak tedbirler için TÖSHİD olarak öneriniz var mı?

THY daha büyük bir eğitim fakültesi açmalı. Fakültesini büyütürken kriterlerini de genişletmeli. Yetiştirilmek üzere 4 ana dalda mühendislik fakültesi mezunu alıyor. Diğer üniversite mezunu gençlere de fırsat vermeli… Uçak arttırarak hızlı bir büyümeye giden THY bizim yetişmiş kokpit, kabin ve teknik elemanlarımızı alacaktır. Bu konudaki endişelerimizi Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’a ilettik. Kendisinin THY’yi öz evlat bizi üvey evlat olarak görmeyeceğini umuyoruz. Bu konuda Bakanımızın adaletine güveniyoruz…

Eskişehir’de ki Anadolu Üniversitesi’nde Kabin Memurluğu Meslek Yüksekokulu’nun açılmasıyla birkaç sene sonra kabin memuru açığı da yaşanır mı? Pilotaj’dan mezun olan pilotların sayısı nasıl yeterli olmuyorsa fakültelerinin olmasıyla prestiji daha da artacak olan kabin memurlarının sayısının da yeterli gelmeyeceğini şimdiden kabul etmeli miyiz?

Aynı sıkıntı şimdiden yaşanmaya başlandı bile! Şu anda THY özel havayolunda eğitim almış kabin personelini transfer etmekte… Özel sektörde 1–2 ay uçan kabin memurları THY’de tecrübeli kabin memuru statüsünde işe başlıyorlar. Oysa 1–2 aylık deneyim tecrübe değildir… Yüksekokul mezun verdiği takdirde bu mezunları da THY alacaktır… Kokpitte olduğu gibi özel sektör kabinde de ciddi eleman sıkıntısı yaşayacaktır. Üniversitenin mezun edeceği sınırlı sayıda mezun hızla büyüyen sektöre yeterli gelmeyecektir.

TÖSHİD olarak oluşacak kabin memuru açığını önlemek için alternatif projeleriniz var mı?

Bu konuda girişimi öncelikle TASSA’dan bekliyoruz. Çünkü sektör sizsiniz… TASSA’nın kabin memuru adaylarına kurs açması gerektiğini düşünüyorum. Şimdiye dek üç tane özel kabin memuru yetiştirme kursu açıldı. Uçak altı eğitim yapmadan sadece yer dersi vererek gençlere iş garantisi vaad ettiler. Karşılığında dünya kadar para alırken vaatlerini gerçekleştirmediler. Bu kursları TASSA açarsa mesleğinde uzman deneyimli eğitmenleri tarafından eğitilen gençleri bizler güvenle işe alırız. Siz bu girişimde bulunun özel sektörü aradan çıkarın… Özel sektörde en zor işi kabin memurları yapar… En önemli vasıfları şirketlerin vitrini olmalarıdır. Yolcu uçağın kaptanını görmez, uçağın tipini, motorunu bilmez… Onlar kabin memurlarını görürler, bilirler… Kabin memurları yolcu için birer ağlama duvarıdır, içlerini kabin memurlarına dökerler… Kabin memurları firmaların görünen yüzüdür bu sebepten biz asıl yatırımı ve en büyük yatırımı kabin memurlarına yapmalıyız…

1–2 aylık deneyim tecrübe değildir diyorsunuz. Neden özel şirkette 1–2 ay çalışan kabin memurları koşarak THY’ye gidiyorlar?

Türkiye’de devlet güvencesi mantalitesi her alanda mevcuttur. Ailelerde çocukları ne iş yaparsa yapsın devlet çatısı altında garantide olur düşüncesi yaygındır. Bu sebepten dolayı THY eleman alacağı zaman ekiplerimiz başvuruyor. Ancak duyumlarıma göre giden kabin memurlarımız orada mutlu olmuyormuş…

Büyük bir şirkete dâhil olmanın zorluğunu mu yaşadıklarını iletiyorlar size?

THY’nin kabin memurlarının başka bir havası vardır… Bir kabin memuru THY üniforması giyiyorsa duruşu, tavrı, yürüyüşü başkadır… Özel sektörden gelen kabin memurlarını benimsemediklerini duyuyor, üzülüyorum. Oysaki özel havayollarında görev yapan kabin memurları da son derece meşakkatli olarak bu zor mesleği icra etmektedirler…

Toplumda yaygın olan “Devlet garantisi” düşüncesinin yanı sıra özel sektörün ekiplerine sunduğu dezavantajlar yok mu?

Özel sektör daralan ve genişleyen bir akordeon gibidir. Biz çoğu zaman sezonluk eleman çalıştırıyoruz. Bunun yanı sıra yetişmiş elemanlarımız aniden işten çıkıp gitmesin diye şirket menfaatine yönelik cezai yaptırımlar uyguluyoruz maddi olarak.

Mevsimlik olarak eleman çalıştırıyorsunuz sonra da personeliniz THY’ye geçti diye şikâyet ediyorsunuz. Burada bir tezat yok mu?

Evet, doğru söylüyorsunuz. Ancak bizlerin sezonluk çalıştırıp işten çıkardığımız personel THY’ye gitmiyor ki!  Filoda uçan mürettebat transfer oluyor.

Özel Havayolları yolcu sayısını arttırmak için bilet fiyatlarını cüzi rakamlara indirdi. Fiyatların düşmesi hizmetin düşmesiyle doğru orantılı olabilir mi? Yapılan her uçuşun maliyeti son derece yüksekken…

25 YTL bilet parası tabirini duyan yolcu zannetmesin ki bütün uçak 25 liraya uçuyor! Çok kısıtlı sayıda koltuk 25 liraya ayrılmaktadır. Fiyatlar 25 YTL’den başlarken boş gidecek koltuklar paraya dönüşüyor. Uçaklarımızın bakımları tamdır. Ticari kazanç boş gidecek koltukları doldurmaktır. Avrupa’da da bu tarz promosyonlar yapılmakta. Türkiye’de uçakla en uzun mesafeye 2 saatte giderken otobüsle 20–25 saatte aynı mesafeyi kat edersiniz. Biz bu promosyonlar sayesinde herkesi uçakla tanıştırdık. Şalvarlı, çarşaflı, fötr şapkalı, türbanlı her kesimden insan uçak yolcusu oldu. İç hat trafiği gelecekte patlama yapacaktır. Bizim tek sıkıntımız dış hattan payımıza düşeni yeterince alamamaktır.  THY Rusya Federasyonu’na hat açıyor, hacı seferlerini yapıyor özel havayolları aynı uçuş noktalarına daha ucuza uçmak istiyor ama mümkün olmuyor. Tek istediğimiz THY’ye tanınan imtiyazların bize de tanınması…

 

 

 

 

 

 

Leave a Reply